10 Haram Davranış: Bir Gece Yolda Yalnız Kaldım
Kayseri’de, soğuk bir kış akşamında, eski mahallemin dar sokaklarında yürüyordum. Çarşıdan eve doğru giderken kar taneleri hafifçe yere düşüyordu. Nefesim, burnumdan buğulanıp havada kayboluyordu. Ama o akşam sadece karlı yollar değil, düşüncelerim de beni sarhoş ediyordu. Zihnimde, yaşadığım birkaç olayın yankıları vardı; yavaşça, adım adım, geri dönüp düşündüm: Ne yapmıştım? Neleri yanlış yapmıştım? Hangi haramlar hayatımda iz bırakmıştı?
Bu yazı, Kayseri’nin soğuk gecesinin beni içsel bir yolculuğa çıkarmasıyla başladı. Şu an bile, kalbim hızla çarparken, o gece yaşadığım her duyguyu hatırlıyorum. Şimdi, hem o anları hem de öğrenmeye çalıştığım haramlar üzerine düşündüğümde, zaman zaman içimde hissettiğim hayal kırıklığını ve bir türlü bitmeyen sorgulamayı bu satırlarda paylaşmak istiyorum.
Bir Başlangıç: Duygularım, Gerçeklerim
Bir önceki gece, en yakın arkadaşımla buluşmuştum. O sırada bir konudan bahsediyorduk, derin bir sohbetin ortasındaydık. O an, bir anda ona yalan söyledim. En basitinden, o zamanlar bana en doğru gelen şeydi: “Hayır, öyle değil” dedim, ama gerçekte öyleydi. Arkadaşım bana inandı. Ama ben, aslında bir şeyi saklamıştım. O yalanın beni nasıl içine çektiğini o an anlamadım.
Yaşadığım hayal kırıklığını belki de o gece hissettim. Yalan söylemek, belki de yaşamımda yaptığım en büyük haram durumlardan biriydi. Çünkü her yalan, bir başka gerçeği kaybetmeme neden oluyordu. O an, kaybettiğim yalnızca bir arkadaş değil, aslında kaybolan bir parça daha vardı: güven. Yalan söylemek, güveni yok etmekti; ama bunu o an düşünmedim.
Yalan Söylemek: (Birinci Haram Davranış)
Yalan, çoğumuzun zaman zaman yaptığı ama en çok sığındığı davranışlardan biridir. Kendimizi korumak için söylediğimiz küçük yalanlar, aslında içimizdeki büyük boşluğu büyütür. Arkadaşıma söylediğim yalan, bana öğretti ki, yalan her zaman büyür; belki bir adım sonra bir başka yalanla sürecek, fakat bir süre sonra, doğruyu söylemeye korkar hale geliyorsun. İşte o an, ne yaparsam haram olur diye düşünmeye başladım.
İkinci Sahne: Ahlaki Çöküş
O gece bir kafeye gittim, yalnızdım. İçerisi kalabalıktı, bir köşede oturan birkaç adamın gülüşmeleri arka planda kayboluyordu. Çevremde, o an gerçekleşen şeyler dışında hiçbir şey yoktu. Ama birden biri dikkatimi çekti: bir kadın. Görünüşte alışılmadık bir şekilde kendini çirkin bir şekilde beğenmişti. Aniden fark ettim ki, bir adam ona bakıyor ve gözleri adeta onu süzüyor. İçimden, bu nasıl bir bakış? diye geçirdim. O an fark ettim ki, bakmak, yargılamak da haram olabilirdi.
Gözle Bakmak: (İkinci Haram Davranış)
Kendime bu konuda birkaç kez sordum: Birine bakmak ne kadar masum olabilir? Hani deriz ya, “göz var nizam var” diye, ama o bakışın ardında bazen en derin duygular gizli olabilir. Kendi içimde, başkalarını nasıl izlediğimi, yargılayıp yargılamadığımı sorguladım. O kadına bakarken, bir tür üstünlük hissi duyduğumu fark ettim. Gözle bakmak, sadece gözle değil; ruhu da görmekti. Başkalarını küçümsemek, ne yazık ki bazen hayatımda bir gerçeğe dönüşebiliyor.
Üçüncü Sahne: İçsel Savaş
Birkaç gün sonra bir iş görüşmesine gittim. Şirketin yöneticisi, bana vaatlerde bulundu. “Bu pozisyon, seni hayatında başka bir yere getirecek. Gelecekte çok paralar kazanacaksın. Hadi, bir karar ver,” dedi. Gözlerim parladı. Ama bir şey var, içimdeki ses bir türlü durmadı: yalan söylemek. O an şüphelerim vardı ama yine de kabul ettim. Gerçekten çok paralar kazanmak mı? Ya haram bir şekilde elde ettiğim o para bana huzur getirmezse? diye düşündüm. Hırs, belki de o an hayatımda yapacağım en büyük haram davranışı başlatabilirdi.
Hırs ve Adaletsizlik: (Üçüncü Haram Davranış)
Hırs, insanın en karanlık yönlerinden biridir. Kazanmak isteği, bazen bizi en doğru yolun dışına çıkarabilir. Ben de fark ettim ki, hırs bazen adaleti hiçe sayabilir. Gerek iş dünyasında gerekse sosyal hayatımda hırsın beni nereye götürebileceğini görmek, beni korkuttu. Çünkü bir hedefe ulaşırken, başkalarının hakkını gasp edebilir miydim? İşte o an, adaletin ne kadar önemli olduğunu derinden hissettim.
Dördüncü Sahne: Kendine ve Başkalarına Zarar
Bir hafta sonra eski sevgilimle karşılaştım. Yavaşça birbirimize doğru yaklaşıyorduk, ama önceki ilişkimizde yaşadığımız kırgınlıklar hâlâ bir yerlerdeydi. Onunla konuşmak, beni eski anılara sürüklüyordu. Ama birden içimden bir şey bana, “Şu anda sana ihtiyaç duyan biri varsa, bırakma!” dedi. Kendisini önemsemeden, hala acıyı unutamamışken, yanlış bir şey yaparak bir kez daha haram bir yolu tercih edebilirdim.
Bağlılık ve İhanet: (Dördüncü Haram Davranış)
Birinin kalbini kırmak, en derin haram davranışlardan biridir. Bazen, eski ilişkilerde yaşadığımız acıların öfkesini yeni insanlara yansıtırız. Ve bu öfke, kendimize ve başkalarına büyük zarar verir. O an, o kadar yakınken, belki de doğru olanı yapıp o eski yaraları tedavi etmeyi seçebilirdim.
—
Zaman ilerledikçe, düşündüm. Hayatımı gözden geçirdim. Kim bilir, belki de her gün kendime “Ne yaparsam haram olur?” diye sormalıyım. Çünkü bazen çok küçük ama derin hatalar, insanı kaybolmaya sürükler. Yalanlar, hırslar, küçümsemeler… Bunlar, sadece bir anlık rahatlık sağlasa da, sonunda içsel huzurumuzu çalar. Her adımda, her gün bir şeyleri doğru yapmaya çalışarak, kendi içsel yolculuğumda daha sağlıklı bir insan olmaya çabaladım.
Haramlar, hayatımızın içinde çok yakından bulunur. Ama onlardan uzak durmak, aslında kendimize yaptığımız en büyük iyiliklerden biridir.